Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Antioksidan Dolgu

Zaman geçtikçe, insanların cildi çeşitli etkenlere maruz kalarak yaşlanmaktadır. Özellikle kadınlar için çok önemli olan cilt sorunlarının temelinde yaş artışı ile birlikte öznem kazanan farklı etkenlerde bulunmaktadır. Bu etkenler genetik etmenler ve çevresel etmenlerdir. Yaşlılık belirtileri genetik yatkınlığı olan, özellikle kuru ciltli insanlarda daha erken dönemde başlamaktadır. Çevresel etmenler ise cildin korunabilmesinin mümkün olduğu etmenlerdir. Sigara tüketimi, zararlı güneş ışınlarına koruyucu olmadan maruz kalmak, beslenme düzensizlikleri, uyku düzeninin olmayışı gibi etmenlerin cilt üzerindeki etkileri göz ardı edilmemelidir. Genetik faktörlerin değiştirilmesi mümkün olmasa da, çevresel etmenler konusunda bilinçli olmak cilt sağlığını korumak için gereklidir. Ciltte oluşan sorunların giderilmesi için çeşitli dolgu yöntemleri uygulanmaktadır. Antioksidan dolgu ciltte olumlu sonuçlara ulaşmayı sağlayan bir dolgu yöntemidir.

Antioksidan Dolgu Nedir?

Ciltteki hasar ve yıpranma belirtilerinin giderilmesi için günümüzde oldukça etkili yöntemler vardır. Bilim, teknoloji ve tıp dünyasındaki tüm gelişmeler sonucunda edinilen bilgilerle hemen her cilt sorununa çözüm bulunabilmektedir. Ciltte iyileşmeyi sağlamak, hem psikolojik açıdan hem de görünüm açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle özellikle yüz bölgesinde farklı dolgu çeşitleri uygulanmaktadır. Hyalüronik asit dolguların kullanımı sayesinde günümüzde yüz hacmi konusunda oldukça başarılı sonuçlar elde edilmesi mümkün olmaktadır. Tüm markaların kendine özgü çapraz bağ teknolojisi bulunmaktadır. Ciltte uygulama yapılabilmesi için, öncelikle çeşitli inceleme ve araştırmaların yapılması gerekmektedir. Antioksidan dolgu ile gençleşmeyi planlayan bir birey öncelikle Antioksidan dolgu içeriğini bilmelidir. Dolgu işlemlerinde hyalüronik asitten farklı destekleyici maddeler ile güçlendirilen çeşitli dolgu maddeleri de kullanılmaktadır. Hyalüronik asit dolgu uygulandığı ilk andan itibaren insan vücudunda değişim geçirerek yıkıma uğramaktadır. Uygulama yapıldıktan sonraki ilk 2 haftalık süreçte dokuda gerçekleşen artmakta olan metabolik süreç (oksidatif stres) enjekte edilen dolgu maddesinin yaklaşık %30’luk kısmının hızlı bir şekilde yıkım geçirmesine sebep olmaktadır. Yaşanan bu durum dolgu uygulaması sonrasındaki süreçte hastanın sonuçtan memnuniyetsizliğinin en büyük sebebidir. Bu uygulamanın asıl hedefi hastanın görünüm olarak taleplerini yerine getirmek ve istenen sonuca ulaşmak olduğundan bu durum çok önemlidir. Antioksidan dolgu işlemi, güçlü bir antioksidan olan “mannitol” içermekte ve bu şekilde cilde etki etmektedir. Akıllı dolgu uygulaması sayesinde, ciltte oluşan hızlı yıkım süreci antioksidan dolgu uygulaması sonrasında görülmektedir.  Bu nedenle hastanın cildi detaylı nicelemeden geçirildikten sonra doğru dolgu uygulamasına karar verilmelidir. Antioksidan dolgu uygulaması kalıcılık açısından güvenli sonuçlar doğurmaktadır.

Antioksidan Dolgu Nasıl Uygulanır?

Antioksidan dolgu uygulaması temel olarak içeriğinde mevcut olan özel çapraz bağ teknolojisi (IPN like technology) sayesinde öteki hyalüronik asit dolgu çeşitlerinden farklılık göstermektedir. Bu teknolojinin kullanımı ile dolgu uygulaması esnasında çok kısa sürede doku ile mükemmel uyum sağladığı bilinmektedir. Yüz bölgesinin mimik hareketlerinde veya dokunma davranışı ile dolgunun varlığı hissedilmemektedir. Bu özellik dolgunun doğal görünüme ulaşmadaki önemini gösterirken, diğer dolgu çeşitlerinden ayrılmasını da sağlamaktadır. Bu uygulama ile doğal ve uzun ömürlü sonuçlara ulaşmak mümkündür. Antioksidan dolgu yüzdeki her bölge için farklı yoğunlukta ve özellikte ürünler uygulanmaktadır. Örneğin dudak çevresine “ French kiss dudak dolgusu ” adlı ürün kullanılarak başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Özel doku maddesi bölgeye yeterli miktarda uygulanmakta ve cilt görünümü ideal görünüme kavuşturulmaktadır. Dolgu yaptırma kararı uzman ve hasta tarafından ortaklaşa verilmesi gereken bir karardır. Dolgu uygulamasında hastanın yüz görünüm özellikleri dikkate alınarak cilt yapısı da göz önünde bulundurulmalıdır. Uygulamanın kalıcılık süresi hakkında bilgi verilmelidir.